
Hepimizin gördüğü bir sahne var aslında. Hatta belki fark etmeden alıştığımız… Çöp kutusu orada duruyor, dibinde sigara izmaritleri, biraz ileride pet şişe, bir iki kağıt parçası. İnsan ister istemez düşünüyor: “Ya madem buraya kadar geldin, neden içine atmadın?”
İşin garibi, bu davranışı yapan insanlar “kötü” ya da “duyarsız” olmak zorunda değil. Çoğu zaman mesele o kadar basit değil. Bazen insan gerçekten düşünmeden yapıyor. Sigara içiyor, bitiyor, el alışkanlığıyla yere bırakıyor. O an “bu bir çöp ve bunun bir yeri var” diye durup düşünmüyor bile. Otomatik bir hareket gibi.
Bir de şu var: Eğer yerde zaten çöp varsa, insanın onu yere atması daha kolay oluyor. Temiz bir yere kimse kolay kolay çöp atmaz ama kirli bir yerde sınırlar bulanıklaşıyor. “Zaten pis” hissi, davranışı hafifletiyor sanki. Bir kişinin attığı izmarit, farkında olmadan başkasına izin veriyor.
Sigara izmariti konusu ayrı bir dünya zaten. Küçücük olduğu için çoğu kişi onu gerçekten “çöp” gibi görmüyor. Oysa doğada en çok biriken atıklardan biri. Ama gözümüz alışmış; sanki yokmuş gibi davranıyoruz. Aynı şey pet şişe için de geçerli bazen. “Bir tane attım, ne olacak?” düşüncesi… Ama herkes bir tane atınca olan oluyor işte.
Bir de şu düşünce var, kabul edelim: “Nasıl olsa biri temizler.” Belediyeler var, temizlik görevlileri var… Sorumluluğu üzerimizden atmak çok kolay. Ama o biri dediğimiz kişi aslında bizim yapmadığımız şeyi yapmak zorunda kalan biri.
Peki bunu nasıl değiştiririz? Açıkçası sihirli bir çözüm yok. Ama küçük şeyler gerçekten işe yarıyor. Mesela temiz kalan bir ortamı kirletmek daha zor. İnsan içten içe çekiniyor. O yüzden düzenli temizlik bile başlı başına bir çözüm aslında.
Biraz da görünürlük önemli. Sigara izmaritinin doğaya verdiği zararı çoğu kişi bilmiyor. Bilse belki iki saniye durup düşünür. Bazen de çöp kutularının daha “davetkar” olması işe yarıyor. Komik yazılar, dikkat çeken tasarımlar… Küçük dokunuşlar ama etkisi var.
Ama en dürüst cevap şu galiba: Bu iş en çok kafada bitiyor. “Ben atmasam ne değişir?” yerine “Ben atmazsam en azından burası kirlenmez” demekle başlıyor her şey.
Belki de mesele şu: Çöp kutusuna atmak büyük bir iyilik değil, yere atmamak zaten olması gereken. Bunu hatırladığımız gün, bu manzaralar da yavaş yavaş kaybolur.
